FrMaLeV

FrMaLeV

Bilgi Dağıtmak İçin El Ele


Geri git   FrMaLeV >
Eğitim Bölümü
> Mustafa Kemal Atatürk

Forum Kuralları İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

Atatürk ilkeleri..
Görüntülemeler : 123 / Konudaki Cevap Sayısı : 0
Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: ( üye ve misafir)

Mustafa Kemal Atatürk'ün söylediği sözler | Mustafa Kemal Atatürk (1881-1938)
Cevapla
 
Konu Araçları
Alt 19-12-2007   #1
Profil Bilgileri
Arrow Atatürk ilkeleri..



ATATÜRK İLKELERİ
Cumhuriyetçilik:

Batı dillerinde cumhuriyetin karşılığı, ulusun kendisini yönelmesidir Cumhuriyete hayat veren damarların başında ise demokrasi geliyor Gerçek cumhuriyet rejimlerinde sistemin demokrasi ile olan ilişkisi çok önemlidir Çünkü iç ve dış tehlikelere karşı cumhuriyet kendisini, demokrasinin gerekleri içinde koruyacaktır Bunun dışına çıkılırsa; demokrasi ile cumhuriyet arasında kopukluk başlar Eğer böyle olursa en büyük zararı cumhuriyetin yine kendisi görecektir Demokrasiyi benimsemiş siyasî rejimlerde, özgürlüklerin kullanılma alanları demokrasinin kuralları ile sınırlandırılmıştır Cumhuriyet rejiminde kimsenin sınırsız hak ve hukuku yoktur Çünkü demokrasilerde; kişilerin, dolayısıyla, toplumların özgürlükleri, hukuk yolu ile güvence altına alınmıştır Bunların sınırları da adaletin kalemi ile çizilmiştir
29 Ekim 1923'te ilân edilen cumhuriyetin alt yapısını Atatürk aşama aşama nasıl hazırlamıştı? Cumhuriyet, lâik bir sistem üzerinde kurulacaktı Yani cumhuriyet idaresinde ne halifeye ne de onun kalıntılarına yer vardı
Cumhuriyeti adaletli bir hukuk sistemi koruyacaktı Cumhuriyetin genç kuşakları çağ dışı kişiler tarafından değil, bağımsızlık ve hürriyetin değerini bilen öğretmenler tarafından yetiştirilecekti İmparatorluktan kalan mantık dışı ne varsa hepsi kaldırılacak, cumhuriyetin temelini ilim oluşturacaktı
Bilgisiz ve bilinçsiz bir halk topluluğunun ulus olma hakkına sahip olamayacağını vurgulayan Atatürk, ulusun bilinçlendiği oranda hak ve hukukuna sahip çıkacağını biliyordu Bu nedenle eğitim ve kültüre çok önem vermiştir O'nun, bir bakıma kültürü, cumhuriyetin temellerinden biri olarak görmesindeki neden budur
Atatürk, cumhuriyetçilik ilkesiyle ilgili görüşlerini birçok kez dile getirmiştir:
"Türk Milleti, halk idaresi olan cumhuriyetle idare olunur" (Afet İnan-Medeni Bilgiler ve M Kemal Atatürk'ün El Yazılan sh 352)
"Türk Milleti'nin yaradılışına ve karakterine uygun idare, cumhuriyet idaresidir Bu günkü Hükümetimiz doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet teşkilatı ve hükümetidir ki, onun adı cumhuriyettir Artık hükümet ve millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır Yönetim halk, halk yönetim demektir" (Söylev ve Demeçler CIII sh 75, C II sh 230)
"Demokrasi prensibi, egemenliği kullanan araç ne olursa olsun, esas olarak milletin egemenliğine sahip olmasını ve sahip kalmasını gerektirir Bizim bildiğimiz demokrasi siyasaldır Onun hedefi, milletin idare edenler üzerindeki kontrolü sayesinde siyasal özgürlük sağlamaktır" (Afet İnan-M Kemal Atatürk'ten Yazdıklarım, sh 71,73)

Halkçılık:

Devrim tarihimizde önemli bir yeri olan 1924 ve 1961 Anayasalarında da yer alan halkçılık ilkesi, demokrasinin temelini oluşturmaktadır Bu ilkenin ana özelliği ülke yönetiminin halkın elinde bulunmasıdır

Egemenlik bir zümre ya da ailenin elinde bulunmaz, halkın seçimle iş başına getirdiği kişiler, ülkeyi yönetir Halkçılık;
1)Ülke yönetiminin demokratikliği,
2)Birey ve sınıflara ayrıcalık tanınmaması, gibi öğelerden oluşmakta

Eğitim yoluyla aydınlanmış halk, ulusal egemenliğin güçlenmesi ve demokrasimizin yaşamasında tek ve gerçek güvencedir
Halkçılık, Atatürk'ün önemle üstünde durduğu bir ilkeydi Bu önemi açıklamalardan anlıyoruz:
"Halkçılık demek, devletin bütün kudret ve egemenliğinin halktan geldiğini, Türk camiası içinde, fert, aile ve sınıf ayrıcalığı bulunmadığını, kanun önünde herkesin eşit olduğunu İfade etmek demektir Bu formül demokrasinin ifadesidir" (A Rıza Türel-İzmir Barosu Dergisi Sayı 8, sh 413)
"Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir" (Afet İnan-Medeni Bilgiler ve M Kemal Atatürk'ün El Yazıları sh 351) "Türkiye halkı, ırkça, dince ve kültürce ortak, birbirlerine karşılıklı hürmet ve fedakârlık hisleriyle dolu, kaderleri ve menfaatleri müşterek olan sosyal bir toplumdur" (Söylev ve Demeçler C I sh 221)
"Bence, bizim Milletimiz, birbirinden çok farklı çıkarları olan ve bu itibarla birbirleriyle mücadele halinde buluna gelen çeşitli sınıflara malik değildir Mevcut sınıflar birbirinin tamamlayıcısı niteliğindedir" (Söylev ve Demeçler CII sh 82)

Laiklik:

"Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması" şeklinde özetlediğimiz lâiklik ilkesi, Türk Devriminin vazgeçilmez bir unsurudur Demokratik olmanın da gereği
Atatürk'e göre din, insanların vicdanlarında yer alması gereken kutsal bir kavramdır Bu düşünceden yola çıkan Gazi 31 Ocak 1923'de şu sözleri söylüyordu:
"Bizim dinimiz en makul ve en tabii dindir Ve ancak bundan dolayıdır ki, son din olmuştur Bir dinin tabi olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uyması gereklidir Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur"
Genç Türkiye Cumhuriyeti Devletinin sağlam temeller üzerine oturtulabilmesi için, ilk önce devletin kurum ve kuruluşlarının laikleştirilmesi gerekiyordu

DEVLETİN LÂİKLEŞTİRİLMESİ

1)Samsun’a çıkış Amasya kararları, Erzurum, Sivas Kongreleri ile ulusun kendi kaderini kendisinin belirlemesi ilkesinin vurgulanması
2)23 Nisan 1920'de TBMM'nin açılması "Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur" ilkesinin kurtuluşun ve kuruluşun simgesi olması
3)20 Ocak 1921 Anayasasının kabulü
4)1 Kasım 1921 Saltanatın kaldırılması
5)29 Ekim 1 923 Cumhuriyetin ilânı
6)3 Mart 1924 Hilafetin kaldırılması
7)20 Nisan 1924 Anayasasının kabulü
8)10 Nisan 1928 Anayasadan Türkiye Devletinin "Dinî islâmdır" hükmünün çıkarılması
9) 5 Şubat 1937 Anayasada değişiklik yapılarak Türkiye Devletinin cumhuriyetçi, milliyetçi, halkçı, devletçi, lâik ve inkılâpçı olduğu hükmünün Anayasaya konması

HUKUKUN LÂİKLEŞTİRİLMESİ

1)8 Nisan 1924 Şer'î mahkemelerinin kaldırılması
2)30 Kasım 1925 Tekke ve Zaviyelerin kapatılması
3)17 Şubat 1926 Türk Medeni Kanununun kabulü
4)22 Nisan 1926 Borçlar Kanununun hazırlanması
5)24 Kasım 1929 İcra, İflas Kanunlarının kabulü
6)15 Mayıs 1929 Deniz Ticaret Kanununun kabulü
7)5 Aralık 1934 Kadınlara Seçme ve Seçilme hakkının verilmesi

EĞİTİMİN LAİKLEŞTİRİLMESİ

1)3 Mart 1924 Tevhid-i Tedrisat (Öğrenimin Birleştirilmesi) Kanunu
2)5 Kasım 1925 Ankara Hukuk Fakültesinin açılması
3)26 Aralık 1925 Uluslararası Takvim ve Saatin kabul edilmesi
4)24 Mayıs 1928 Lâtin rakamlarının kabulü
5)1 Kasım 1928 Lâtin alfabesinin kabulü
6)10 Haziran 1933 Maarif Teşkilatı Hakkındaki Kanun’un kabulü
7 )1 Ağustos 1933 Üniversiteler Kanununun çıkarılması, Darülfûnun'un kaldırılması İstanbul Üniversitesinin kurulması

KÜLTÜRÜN LÂİKLEŞTİRİLMESİ

Kültürde lâikleşmenin yollan aranırken elbette örf ve âdetlere bağlı kalınacaktı Tarihten gelen hiçbir şey yok edilmeyecekti
İşte bu düşünceden yola çıkılarak;
1)30 Kasım 1925 tarihinde 677 sayılı Kanun ile Meclis tarikatları yasaklıyor, tekke, türbe ve zaviyeler kapatılıyordu
2)25 Aralık 1925 tarihinde de Meclis tarafından şeyhlik, seyyitlik, üfürükçülük, dervişlik, emirlik, falcılık, büyücülük, muskacılık gibi san ve sıfatların kullanılması ve bunlara ait özel kıyafetlerin giyilmesi yasaklanıyordu
Atatürk'ün laiklikle ilgili görüşlerini Söylev ve Demeçlerinden aktarıyoruz
“Mensubu olmakla mütmain (tatmin) ve mesut bulunduğumuz İslâmiyet dinini yüzyıllardan beri alışılmış olduğu üzere bir politika aracı durumundan kurtarmak ve yüceltmenin kesin elzem olduğu gerçeğini gözlüyoruz Kutsal ve tanrısal olan inanç ve vicdâni kanaatlanmızı, karışık ve dönek olan her türlü çıkar ve tutkusuna sahne olan politikacılardan ve politikanın bütün organlarından bir an evvel ve kesinlikle kurtarmak, milletin dünyevî ve uhrevî (ahretle ilgili) saadetinin emrettiği bir zorunluktur" (Söylev ve Demeçler C I sh 330)
“Din lüzumlu bir müessesedir Dinsiz biri milletin devamına imkân yoktur Yalnız şurası var ki, din, Allah ile kul arasındaki bağlılıktır Softa sınıfının din simsarlığına müsaade edilmemelidir Dinden maddî menfaat temin edenler, iğrenç kimselerdir İşte biz bu duruma karşıyız ve buna müsaade etmiyoruz" (Kılıç Ali-Alatürk'ün Hususiyetleri, sh 116)
"Artık Türkiye, din ve şeriat oyunlarına sahne olmaktan çok yüksektir Bu gibi oyuncular varsa kendilerine başka taraflarda sahne arasınlar" (Söylev ve Demeçler C III sh 76)
Devrimcilik:
Devrimcilik ilkesi, Atatürk İlkeleri arasında; eylem ve atılım gibi kavramları içerisine alan tek ilkedir
Atatürk, Büyük Söylevinin sonunda:
"Bu açıklamalarımla ulusal yaşamı sona ermiş varsayılan büyük bir ulusun bağımsızlığını nasıl kazandığını ve bilim ve tekniğin en son esaslarına dayalı ulusal ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım," diyerek çağdaş devlet kavramıyla devrimcilik ilkesinin şaşmaz işaretini veriyordu
Çağdaş devlet kuran bir ulusun, çağ dışı niteliklerden kurtulması gerekirdi İşte, Türk ulusunun, çağdışı niteliklerden kurtulmak, çağdaşlaşmak için giriştiği atılımların tümü devrimcilik ilkesinin kapsamı içine girer
Devrimcilik, Atatürk İlkelerinin hemen hemen tümüyle birleşir Bütün bu ilkelerin ya neden ya sonuç olarak devrimcilikle sıkı bir ilintisi vardır Bu bakımdan devrimcilik, Atatürk İlkelerinin tümünü gerçekleştirmeye, korumaya ve yaşatmaya kesin kararlılıktır Devrimleriyle yolumuzu aydınlatan Atatürk'ün bu konudaki görüşleri şöyle:
"Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâpların gayesi Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen modern ve bütün anlam ve biçimi ile uygar bir toplum haline getirmektir İnkılâbımızın asıl hedefi budur Bu gerçeği kabul etmeyen zihniyetleri darmadağın etmek zorunludur Şimdiye kadar milletin beynini paslandıran, uyuşturan ve bu zihniyette bulunanlar olmuştur Herhalde zihniyetlerde mevcut hurafeler tamamıyla kovulacaktır Onlar çıkarılmadıkça beyinlere gerçeğin ışıklarını sokmak imkânsızdır" (Söylev ve Demeçler C II sh 69)
" Mes'ut inkılâbımızın aleyhinde düşünce ve duygu taşıyanları aydınlatıp, doğru yolu göstermek, aydınlara düşen millî görevlerin en önemlisi ve birincisidir" (Söylev ve Demeçler C II sh 69) "
"Memleket davalarının ideolojisini, inkılâplarımız yönünden anlayacak, anlatacak, nesilden nesile yaşatacak kişi ve kurumları yaratmak lâzımdır" (Söylev ve Demeçler C I sh 386)
Milliyetçilik:
Milliyetçilik ilkesi ulusal savaşımızın çıkış noktasını oluşturmuş ve tüm tutsak ulusların kurtuluş hareketlerine ışık tutmuştur Fransız Devriminden sonra dünyaya yayılan özgürlük düşüncesinin tarihsel gelişimi içinde her ulusun kendi kaderini çizme inancının doğal bir sonucudur bu ilke Türk halkının ümmet olmaktan kurtulup ulus haline gelmesi, Atatürk sayesinde olmuştur Atatürk'ün ulusuna inancı sonsuzdu Ulusu ulus yapan öğelerin başında ise, ortak değerler gelir Milliyetçilik sözcüğü, bu değerleri de içine almakta O, devrim ve ilkelerinin, ulusa rağmen değil, ulusla birlikte yaşayacağını biliyordu Bu nedenle yeniliklerin ancak ve ancak ulus tarafından benimsenmesi ile sonsuza kadar yaşayacağı inancındaydı
Zaten bugün, Atatürk İlkeleri arasında yer alan milliyetçilik, çağdaş anlamıyla; siyasetin ekonominin ve kültürün içinde yerini almıştır
"Türk milliyetçiliği, bütün çağdaş milletlerle bir ahenkte yürümekle beraber, Türk toplumunun özel karakterini ve başlı başına bağımsız kimliğini korumayı esas sayar Bu nedenle millî olmayan akımların memlekete girmesini ve yayılmasını isteriz" (Ş Süreyya Aydemir-Tek Adam C III sh 450)
"Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz, Türk milliyetçi siyiz Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur Bu toplumun fertleri ne kadar Türk kültürü ile dolu olursa o topluma dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur" (Afet İnan-M Kemal Atatürk'ten Yazdıklarım sh 88)
"Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı, hep bir milletin evlatları, hep aynı cevherin damarlarıdır" (M Kemal Kop-Atatürk Diyarbakır'da sh 4)
Devletçilik:
Anayasamızda yer alan devletçilik ilkesi; toplumsal, ekonomik ve kültürel kalkınmada devletin üstlenmesi gereken görevleri açıklar Genel anlamı ile, özel girişimin yetki ve gücü dışında kalan ekonomik kalkınma ve örgütlenmeyi gerçekleştirme ilkesidir

Genel olarak devletin iki ödevi vardır;

a)Ülke içinde güvenliği ve adaleti sağlayarak, yurttaşların özgürlüğünü ve güvenliğini korumak
b)Savunma için her an hazır bulunmak ve başka çare kalmazsa ülkeyi silâhla savunmaktır

Bunlardan başka devletin, bayındırlık, eğitim, kültür, sağlık, tarım, ticaret ve sanayiye ilişkin ekonomik etkinliklerde de görevleri bulunmaktadır
Atatürk, devletçiliği şöyle açıklar:
"Bizim takip ettiğimiz devletçilik, bireysel çalışmayı ve gayreti esas tutmakla beraber, mümkün olduğu kadar az zaman içinde milleti refaha ve memleketi bayındırlaştırabilmek için, milletin genel ve yüksek çıkarlarının gerektirdiği işlerde özellikle ekonomik sahada devleti fiilen ilgili kılmak mümkün esaslarımızdandır"
Devletçilikle ilgili dile getirdiği diğer ifadeler ise şöyledir:
"Bizim izlemeyi uygun gördüğümüz devletçilik prensibi bütün üretim ve dağıtım araçlarını fertlerden alarak milleti büsbütün başka esaslar içinde düzenlemek amacını güden, özel ve kişisel ekonomik teşebbüse ve faaliyete meydan bırakmayan sosyalizm prensibine dayalı kolektivizm, komünizm gibi bir sistem değildir Özet olarak bizim güttüğümüz "devletçilik" ferdi çalışma ve faaliyeti esas tutmakla beraber, mümkün olduğu kadar az zaman içinde milleti refaha, memleketi bayındırlığa eriştirmek için, milletin genel ve yüksek menfaatlerinin gerektirdiği işlerde özellikle ekonomik alanda, devleti fiilen ilgilendirmektir"
“… Devletin siyasal ve düşünsel hususlarda olduğu gibi bazı iktisadi işlerde de düzenleyici rolü prensip olarak kabul edilmelidir Buradaki güçlük; devlet ile ferdin karşılıklı faaliyet alanlarını ayırmaktır Devletin faaliyet sınırını çizmek ve dayanacağı kuralları tespit etmek, diğer yandan da vatandaşın ferdi teşebbüs ve faaliyet özgürlüğünü kısıtlamak, devleti yönetmekle yetkili kılınanların düşünüp tayin etmesi gereken bir meseledir Prensip olarak devlet, ferdin yerine geçmemelidir Fakat, ferdin gelişmesi için genel şartları göz önünde bulundurmalıdır Bir de ferdin kişisel faaliyeti, ekonomik gelişmenin esas kaynağı olarak kalmalıdır Fertlerin gelişmesine engel olmamak, onların her bakımdan olduğu gibi özellikle ekonomik alandaki özgürlük ve teşebbüsleri önünde, devletin kendi faaliyeti ile bir engel vücuda getirmemesi, demokrasi prensibinin önemli esasıdır O halde diyebiliriz ki, ferdî teşebbüs gelişmesinin bir engel karşısında kalmaya başladığı nokta, devlet faaliyetinin sınırını teşkil eder Bu bakımdan genellikle belli zaman ve alanda sürekli bir özel nitelik gösteren ekonomik bir işi, devlet üzerine alabilir" (Afet İnan-M Kemal Atatürk'ten Yazdıklarım, sh 66, 67)

smoinneer is offline   Alıntı ile Cevapla
Dantel   Mumsema   Site Ekle   Frmacil
Cevapla
Tags: ,



Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap son Mesaj
ATATÜRK P®ens Tatlı Sözlük 8 6 Gün önce 21:18
Atatürk !! YapRock Mustafa Kemal Atatürk 2 22-01-2008 16:56
Atatürk ilkeleri Hasan Mustafa Kemal Atatürk 0 17-09-2007 14:41
m.k.atatürk hurol Diğer Grafik Paylaşımları 1 14-09-2007 21:36

Saat 20:37.

Web Site Ekle Pagerank Toplist TOPlist Atatürk ilkeleri.. Mumsema Frmacil Dantel Powered by  MyPagerank.Net Add to Google Add to My Yahoo!
Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
1 2 3 19 6 18 13

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474<